Yerli medya piyasalardaki fon skandalını çok karmaşık anlatıyor. Aslında çok çok karmaşık da değil.
🚩 Önce basit işleyiş: Bir yatırımcısınız, bir yatırım fonuna 100 bin TL yatırdınız. Fon yöneticisi bu parayla hisse, tahvil, mevduat vb. varlıklar satın alır. Fondan çıkmak istediğinizde fon payı size iade edilir ve paranızı alırsınız.
🚩 Ancak, şu anda soruşturulan şirketler, kendileriyle bağlantılı veya aynı iş çevresindeki şirketlerin borsadaki sınırlı sayıdaki hissesini çok büyük miktarda toplamış. Bu alımlar hisse fiyatlarını yükseltmiş. Hisse yükselince fon çok yüksek getiri göstermeye başlıyor. Yüksek getiriyi gören yeni yatırımcıların parası fona akıyor. Bu yeni para da aynı veya benzer hisselerin alınmasına imkân veriyor. Kendini besleyen bir döngü.
Diğer bir deyişle, bazı yerli fonlar, özellikle kendileriyle veya ilişkili gruplarla bağlantısı olan şirketlerde, piyasada gerçekten alınıp satılabilen hisse miktarına kıyasla çok büyük pozisyonlara ulaşmış. Bu da fiyatları ve dolayısıyla fonların görünen değerini yukarı taşımış.
Üstelik bir de ellerindeki hisseleri teminat gösterip borçlanarak gidip daha fazla sığ hisse almışlar. Repo mepo dedikleri de bu.
🚩 Zurnanın zattiri zort zort dediği yere gelelim. Uluslarası piyasalar, bir süredir Türkiye'yi bu konuda uyarıyor. Bak borsanda şişirilen şeyler var, bi el at yoksa güvenilirliğini kaybedersin, diyorlar.
Hal böyle olunc SPK ağustos sonunda yeni kurallar getirdi. Mesela kurallar arasında, bir serbest fonun, halka açıklığı yüzde 25'in altında olan bir şirketin fiili dolaşımdaki hisselerinin en fazla yüzde 8'ini tutabilmesi vs var.
Neyse sonuçta, bu yeni kurallara uyması gereken fonların bazı büyük pozisyonlarını küçültmeleri gerekti. Böylece fonlar hisse satmaya başladı, hisselerin değeri düştü, yatırımcı -yani siz- panik oldu, parasını geri istemeye başladı.
🚩 Böylece ortaya bir likidite krizi çıktı. Bu ne demek? Fon şirketinin değeri mesela 10 milyar TL olabilir. Ama elinde 10 milyar TL nakit yok. Siz paranızı istiyorsunuz, size veremiyor. Basitçe bu yaşandı.
🚩 Tera, Pusula vs vs bu isimler ne? Bunlar işte o fon yöneticileri. Likidite krizi bunlarda patlak veriyor. SPK likidite krizi sürerken 3 tane hisseyi inceliyor:
Katılımevim (KTLEV), Gündoğdu Gıda (GUNDG) ve Destek Finans Faktoring (DSTKF).
Çünkü Katılımevim ve Destek Finans'ın hisseleri, son düşüşlere rağmen yıl başından bu yana yüzde 300'den fazla yükselmiş durumda. Gündoğdu Gıda da yüzde 140'tan fazla yukarıda.
- Katılımevim ile Pusula aynı şirketler grubunun parçası. Aralık 2025'te yapılan alımlar sonrasında Pusula fonlarının elindeki KTLEV hisseleri Katılımevim sermayesinin yüzde 25,59'una ulaşmış.
- Pusula ve Gündoğdu arasında da ilişki var. Pusula Portföy'ün yönettiği fonların elindeki Gündoğdu hisseleri, şirket sermayesinin yüzde 38,67'sine ulaşmış. Yani kabaca Gündoğdu şirketinin her 10 hissesinin yaklaşık 4'ü Pusula'nın yönettiği fonların portföyündeymiş.
- Tera Portföy'ün ise yedi ayrı fonu Destek Finans hissesi taşıyor. Tera fonları, borsada fiilen dolaşan Destek Finans hisselerinin yüzde 39,41'ini toplamış.
İşte manipülasyon şüphesi bu tablodan doğuyor.
🚩 SPK şimdi bunları askıya aldı, tasfiye etti. Yatırımcının -yani sizin- içeride paranız kaldı. İlerleyen günlerde alacaksınız paranızı, paniğe gerek yok diyor uzmanlar.
Reuters ve CNBC, içerde 800 milyar TL'den fazla para var, diyor. 400 ile 500 bin yatırımcı etkilenmiş.
Tekrar söyliyim panik olmayın, halkı paniğe sevk etmiyorum, zaten bu işten hiç anlamam, param falan da yok. aman diyim :)))